Kullanım alanları ve biçimleri: 

Kabak çekirdeği öncelikle, prostat büyümesinden kaynaklanan idrar zorluğuna karşı kullanılır.

Tabi ki, yalnızca kabak çekirdeği yenerek prostatın tedavi edilebileceğini düşünmek çok yanlış olur. Bu tedavi yöntemini yalnızca, uygulanmakta olan tıbbi tedaviyi destekleyici olarak görmek gerekir. Ama kabak çekirdeğinin bu destek görevini başarılı bir biçimde yapabileceğine inanılmalıdır. Ayrıca, prostatın büyümemesi için alınabilecek önlemlerin başlıcalarından birinin kabak çekirdeği yemekten ibaret olduğunun bilinmesinde çok büyük yarar vardır. Dünyanın her yerindeki, konunun uzmanı pek çok ünlü tıp otoritesi, kabak çekirdeği tedavisini desteklemekte ve önermektedir. Günde 1-2 avuç çekirdek yeterlidir. Bu konu ile ilgili, kabak çekirdeği katkılı ilaçlar pek çok ülkede kullanımdadır.

Kabak çekirdeği ayrıca, bağırsak kurtlarına ve şeritlerine karşı da başarıyla kullanılabilir. Bu tedavi, 4-5 günlük bir kür olarak uygulandığında, sonuç genellikle kesindir. Günde bir kere, dış kabuğu ayıklanmış ve ezilmiş 30-40 gr çekirdek içi, sütle karıştırılarak yenir. Sürenin sonunda, bağırsakların hızla boşaltılmasını sağlamak için güçlü bir müshil, örneğin 1-2 kaşık hintyağı içmek gerekir.
Bu dozaj çocuklarda azaltılmalıdır. Kabak çekirdeği, kurtları ve şeritleri öldürmez, ama hareketsiz hale getirir. İşte bu durumdan yararlanılarak, parazitler hızla dışarı atılabilir. Zararlı yanı olmayan bir yöntemdir.

Kabak meyvesi ile hazırlanan komposto ve marmelâtlar, duyarlı böbrekleri büyük ölçüde rahatlatabilir
Kabak kompostosu, hamilelikte sıkça görülen mide bulantılarını azaltır veya durdurur.

Kabak çekirdeği çayının kan şekerini düşürücü etkisinden söz edilir hep. Bu iddianın gerçekliği henüz kanıtlanabilmiş değildir, ama herhalde denenebilir.

Kabak çekirdeği, iğne solucanlarına karşı çok eski zamanlardan beri kullanılan bir ilaçtır. Çocuklar günde 10-15 tane, yetişkinler ise 20-30 tane ayıklanmış kabak çekirdeği yerler. Kabuk ayıklanırken, iç çekirdeğin üstündeki zarın yitirilmemesine dikkat edilmelidir.  Çekirdekler çok iyi çiğnendikten sonra yutulur. Bir saat sonra da yarım çay kaşığı  hintyağı içilir.

Şerit tedavisinde çekirdek miktarının arttırılması gerekir. Başka hiçbir şey yenmeden, 80-100 tane kabak çekirdeği, dört eşit porsiyona ayrılarak, belirli aralıklarla gün boyuna yayılarak, çok iyi çiğnendikten sonra yutulur. Her porsiyonun yutulmasından bir saat sonra bir çay kaşığı veya bir tatlı kaşığı hintyağı içilir. Bu kür,  başarıya ulaşılana kadar yinelenebilir, hiçbir yan etkisi yoktur.

Kabağın sadece meyvesinin değil, çekirdeğinin de birtakım faydaları olduğu bilinmekte ve dünyanın pek çok ülkesinde geleneksel halk tıbbında uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Kabak çekirdeği kabaca %35 yağ, %38 protein ve % 25 karbonhidrattan oluşur.
E vitamini ve özellikle gammatokoferol açısından çok zengindir. Yağ içeriği, kabak cinsi ve yetiştirildiği bölgelere göre % 50'ye kadar yükselebilir. İçerdiği yağların büyük bir oranı insan sağlığı açısından önem taşıyan çoklu doymamış yağ asitlerinden oluşmaktadır. Bunun yanı sıra fitosterol denen ve şifalı özellikleri olan çeşitli maddeleri de bünyesinde bulundurmaktadır. Slovenya, Avusturya ve Macaristan'da kabak çekirdeğinden elde edilen yağın salatalarda kullanıldığı bilinmektedir. 

Kabak çekirdeği, halk tıbbında daha çok paraziter hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Çerez olarak da tüketilen kabak çekirdeğinin; şifa amacıyla fazla miktarlarda alınmasının, herhangi bir zararlı tesirinin olup olmayacağı merak konusu olmuştur. Brezilya'nın Sao Paulo Üniversitesi'nden Querion Neto ve arkadaşları, bir kez ya da dört hafta süreyle kabak çekirdeği verilen fare ile domuzların kan ve idrar örneklerini incelemişlerdir. İncelemeleri sonucunda kısa süreli ya da uzun süreli kabak çekirdeği kullanımının herhangi bir zararlı tesir göstermediği kanaatine varmışlardır. 

Kabak çekirdeği halk arasında prostat hastalıklarının tedavisinde de kullanılır. İsveç Karolinska Hastahanesi'nden Carbin ve arkadaşları, iyi huylu prostat büyümesi bulunan bir grup hastaya, üç ay süreyle kabak çekirdeğinden elde edilen bir ilâç vererek onları izlemişlerdir. Çalışmaları sonucunda prostat büyümesine bağlı yakınmalarda azalmalar ve lâboratuar bulgularında önemli derecede düzelmeler olduğunu görmüşlerdir. 

Fitosteroller, sebze ve meyveler de dahil olmak üzere hemen hemen bütün bitkilerde bulunan maddelerdir. Son yıllarda bu maddeler üzerinde yapılan çalışmalar, fitosterollerin kronik romatizma ve enfeksiyon hastalıkları, bağışıklık sistemi hastalıkları ve çeşitli kanserler üzerine tesiri olabileceğini göstermiştir. Finlandiya Helsinki Üniversitesi'nden Vaskonen ve arkadaşları, yaptıkları deneylerle damar sertliği ve kalp hastalığı meydana getirilen farelerde bitki sterollerinin faydalı tesirlerini göstermişlerdir. Avustralya Baker Tıbbî Araştırmalar Enstitüsü'nden Netsel ve arkadaşları, margarinlere katılan fitosterollerin yağ metabolizması üzerine olumlu tesirlerini göstermişlerdir. ABD Buffalo Devlet Üniversitesi'nden Awad ve arkadaşları; yapmış oldukları deneylerle fitosterollerin, prostat kanseri hücrelerini engellediğini gözlemişlerdir. Yine aynı araştırmacılar; benzer tesirleri, yapmış oldukları deneylerle meme kanseri hücreleri üzerinde de görmüşlerdir.


Yan etkiler: 

Kabak meyvesinin ve çekirdeğinin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Kabak çekirdeği de 'agani nagani'lik 

İngiliz Channel 4 televizyonunun beslenme programına göre, kabak çekirdekleri kadınlarda Viagra etkisi yaratıyor. Çinko içerdiği için testosteron hormonunu artıran ve enerji veren kabak çekirdeği aynı zamanda kan akışını da hızlandırıyor.
Programda konuşan "You are What You Eat" (Ne Yersen Osun) adlı kitabın yazarı Dr Gilian McKeith'in açıklamasının ardından İngiltere'de kabak çekirdeği satışları yüzde 256 oranında arttı.

Stoklar tükendi 
200 marketteki mevcut stok tamamen tükendi. Dr Gilian McKeith'in 'seks besinleri' olarak saydığı 60 gıda ürünü arasında kabak çekirdeğine gösterilen ilgi, çılgınlık boyutuna ulaştı. Market yetkilileri beslenme programlarında tavsiye edilen ürünlerin satışında genelde yükselme olduğunu ancak bu derece bir artışa ilk defa rastlandığını söyledi. (23-08-2005 sabah gazetesi haberi)